June Pub

June Pub

Gsm: 0533 492 48 12
Sabit Telefon: Belirtilmemiş
Hizmet Saatleri: Sabah 8 00 Akşam 24.00
Adres:  Yukarı Bahçelievler, No:, Azerbaycan Cd. No:115, 06490 Çankaya/Ankara
Web Sitesi:  www.junepub.com

June Pub Etkinlikleri için tıklayın

June Pub Tanıtım:

İki sözcüğüm var, ikisi de birbirinden can alıcı.. Belki de birbirini kıskanıyorlar: Gitmek ve gezmek, diyor Sinan Köylü ve Mayakovski’nin Amerika notlarında dediği gibi ” gezmek benim için zorunluluktur” diye devam ediyor. Bu zorunluluğun bendeki adı insan tanımak; Yaşanılan yerlerdeki hikayeleri, mekanların masallarını, yerdeki parke taşlarının “sen bilmezsin kimler geçti buralardan, ne nefesler alındı, ne umutlar yeşerdi, ne aşklar ve ne hüzünler yaşandı bu sokaklarda..” demelerini duyabilmek.. Bu zorunluluğun adı; sokakların, evlerin, balkonların, kapıların ve asıl anlamı kazandıran insan yaşamının farkına varabilmek bendeki adı.. Onun içindir, içimdeki zamansız yolculuk arzusunun uyanması… İşte bu yüzden bir kere yola çıktıktan sonra gezmenin aslında gereksinimden öte bir zorunluluk olması gerektiğini kavrarsınız.. Hazırlığını yaptığınız ve sayfalarca hazırladığınız gezeceğiniz yere ait notların arasından duyarsınız gezmenin bir yolculuk ve her yolculuğun bir gerçeği arama çabası olduğunu; başladığınız yer belli, sonunu sizin de kestiremediğiniz bir yolculuk… Çünkü yaşam tarzıdır yolculuk, yaşamın belkide karşılığı demeliyim, bu süreçte durduğumuz her durakta koyarız cebimize yeni heyecanlar ve sonunda cümleler çoğalır… Görmediğini görmek, bilmediğini bilmenin vazgeçilmez çağrısını duyarsınız aklınıza yol düşünce, dersiniz ki o zaman gitmeli… Evet, gitmek benim asıl büyülü sözcüğüm… Neler barındırır bu dev sözcük içinde… Kimine göre hüzündür, aslında anlamını zamanın içinde kazanır… Kendimize sorduğumuz sorulara birazcık duygusallık eklenir; gitmeliyim deyince… Gitmek kışkırtıcıdır, asidir gitmek, yerinde durmaz, içinizde onlarca çocuk koşmaya başlar gitmeye hazır olunca siz, aklınıza düşünce zaten gitmişsinizdir olmak istediğiniz yere… Ve gelmiştir yola çıkmanın zamanı, içilen kahvenin tadıyla beraber… Sabaha karşı çıkılan her yolun sonu aklımızda büyük harflerle sorulmuş çığlık çığlığa, zaman zaman karamsar, bazen kendinden korkan soru cümlecikleridir… Önemlidir benim için sabaha karşı çıkılan yollar… Yaz sesiyle başlayan karanlıkta, evler, bahçeler, sokaklar, rüyalar bile uyku kokarken düşersiniz yola.. Güzel düşler bulmak umuduyla, bitmesini istemediğiniz günü selamlayan gülümsemeler ile… Yol… Beni sımsıkı kavrayıp içine çeken bu sözcük.. Aklıma düşünce duramadığım, sonunu hep merak ettiğim ama korkmadığım sözcük.. Sabah sisini tane tane hissedersiniz, aşina olduğunuz coğrafyada, uykunun mor aydınlığı göstermeye başlamışken kendini, adını bilmediğiniz suların masalsı parıltısı eşlik eder uzun süre dönen tekerleklere.. Arabanın açık penceresinden en güzel sabah çiçeklerinin kokusu dolar içinize.. Yeni uyanmaya başlayan kasabalardan geçersiniz, uyanmamış düşlere tanık olursunuz siz inansanız da hala düşte olduğunuza.. Güneşin yüzünüzü okşayan sabah sıcaklığı, kendini gösterme yarışındaki en güzel çiçekler, yol üstünde bir yerde içilen sabahın ilk çayı, tanımadık insanlar ile günaydını paylaşmak… Ve müzik.. Belki de hiçbir zaman o kadar net duyamadığınız tınılar ve belki de hiçbir zaman o uyanmak istemediğiniz rüya.. Ve vazgeçilmez bir tutku olur gitmek… Nereye gitmeli diye düşündüğünüz zamanlarda düşlerinize kulak verin ve onların peşine düşün… Sınırlarınızı aşın, insanları merak edin, dilleri, gülümseyişleri, kahkahaları merak edin… Sevgi sözcüklerini merak edin… Peki ben sizi küçük bir masalın içine davet etsem? Sizi biriktirdiğimiz hayallerimizle var ettiğimiz mekanımıza, evimize; June Pub‘a davet etsem? Bizlerle birlikte yemeklerin, müziğin, içeceklerin lezzet dolu yolculuğuna çıkmanızı çok isteriz. Yeni keşiflere birlikte başlamak için June Pub‘ta #sizibekliyoruz.

BU MEKANI PAYLAŞ:

Bir Cevap Yazın